Farkındalığın Tasavvufi Boyutu

Selamlar ve Saygılar, Öncelikle “Aşk” kavramını yerden yere vuran ve bu konuda polemikler çıkartan yazar ve yorumculara Mevlana’nın kendi cümleleriyle cevap vererek yazıma başlamak istiyorum.

Ölmeden Önce Yaşamdan Sonra

Ölümle Buluşma Gözlerimi açamıyorum. Göğsümden dışarıya sıcak bir su çıkıyor gibi. Ne olduğunu hiç bilmiyorum. Gözümü hafif bir şekilde açıyor, kirpiklerin arasından bakıyorum dünyaya, daha doğrusu kırmızıya bulanmış duvara. Nefes alamıyorum… Oksijen verin bana ! Sanki çevremdeki tüm oksijen , benle küsmüş bana yaklaşmıyor. Zoraki bir nefes aldım gibi oluyor onuda alırken göğsüm ağrımaya devam…

Şansıma Küçük Bir Delikten Dünyayı Gördüm

Dünyaya neden insan bu kadar küçük bir yerden bakar? Bu kadar az yer kapladığımızdan mı? Yoksa kendini bu kadar küçük gördüğünden mi? Yada kendimizi mi hiç farketmiyoruz? İnsan olarak bir delik bulmuşuz oradan bakıyoruz o delik karanlığa büründü mü akşamınız olup çıkıyor. Yada gündüzümüz… Az kafamızı kaldırıp o ışığın geldiği yeri merak etse insan elbet…

Şiir gibi yolculuk

Bu yolculuklar benim için kitap okuma durağım.Belki evde zaman bulamam ama 5 dakikalık yol bile olsa kitap okumak için güzel bir zaman.

Kırmızı panjurlu garaj

Kırmızı panjurlu garaj Merhabalar başlığı neden bu şekilde yaptığımı söylemek istiyorum. Türk filmlerinde pembe panjurlu evimiz olsun diye söz söylerlerdi. Bende oradaki güzelliği bu fotoğrafladığım resimde gördüm ne kadar o panjurla alakası olmasada çok güzel bir görsel var…