Farkındalığın Tasavvufi Boyutu

Selamlar ve Saygılar, Öncelikle “Aşk” kavramını yerden yere vuran ve bu konuda polemikler çıkartan yazar ve yorumculara Mevlana’nın kendi cümleleriyle cevap vererek yazıma başlamak istiyorum.

Timur’la Yıldırım’ın Mektupları

Sizlere eskiden derlediğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum. O zamanki bilgimle de Ankara Savaş’ı İslam ve türk dünyasına zarar verdiği düşüncem değişmedi. Sizlere Timur’la Yıldırım’ın mektuplarını buraya koyacağım. İnşallah sıkılmadan okursunuz iyi okumalar dileğiyle.

Ölmeden Önce Yaşamdan Sonra

Ölümle Buluşma Gözlerimi açamıyorum. Göğsümden dışarıya sıcak bir su çıkıyor gibi. Ne olduğunu hiç bilmiyorum. Gözümü hafif bir şekilde açıyor, kirpiklerin arasından bakıyorum dünyaya, daha doğrusu kırmızıya bulanmış duvara. Nefes alamıyorum… Oksijen verin bana ! Sanki çevremdeki tüm oksijen , benle küsmüş bana yaklaşmıyor. Zoraki bir nefes aldım gibi oluyor onuda alırken göğsüm ağrımaya devam…

Nerede O Kara Lastiklerimiz?

O eskiden köylerde gördüğümüz hani plastikten yapılma çarıklar… Hani o çıplak olmasa bile ayağımızın altında olan herşeyi hissettiren ayakkabı yok mu o. Hiç giydiniz mi bilmem ama benim giymişliğim vardır. Özellikle onu temizlemek için suya sokup cap cup diye gezinmek hoş bir yürüyüş olurdu benim için. Toz toprak kirletecek diye düşünmez, sanki bacağına kadar uzanan…

Şansıma Küçük Bir Delikten Dünyayı Gördüm

Dünyaya neden insan bu kadar küçük bir yerden bakar? Bu kadar az yer kapladığımızdan mı? Yoksa kendini bu kadar küçük gördüğünden mi? Yada kendimizi mi hiç farketmiyoruz? İnsan olarak bir delik bulmuşuz oradan bakıyoruz o delik karanlığa büründü mü akşamınız olup çıkıyor. Yada gündüzümüz… Az kafamızı kaldırıp o ışığın geldiği yeri merak etse insan elbet…

Kelebek gibi yaşadık durduk, Şu hayatı….

Kelebeğin Işık Sevgisi… Şu bir günlük hayatım da. Ampül arayıp durdum. Onuda buldum. Çarpıp durdum. Yoruldum, Işığın kesildiği yerde. Dibinde, kendimi buldum. KAYNAK İnsan Ve Kelebek İnsanoğlu olarak… Hep hedefledik, hep ilerledik. O ışığı bulabilmek için. Aslında orta da büyük bir ışık var, gittiğimiz nokta hep o. İlerliyoruz koşuyoruz ,at gibi dört nala koşarcasına. O…

Yetenek De Ne?

Merhaba yetenekli biri olarak konuşuyorum. Yeteneğimi bilmiyorum, ama konuşuyorum… KAYNAK-1 Sahi yeteneğim nedir benim ? Müzik mi? Şu yaşıma kadar bir şarkı bile bilmiyorum desem yeridir. Bence bu benim yeteneğim değil, hemde sesimde kötü. Peki Komik olmak mı? İşte buna gülerim. Ancak bir pot kırdıysam komiklik yapmış oluyorum, tabi farkında da olmuyorum gerçi. Zekam mı…

Paranın Kalitesi

Para düşündüğümüz kadar kaliteli midir? Kaliteyi aslında bir televizyon ekranlarında almış gibi hissediyorum. Çocukken o evleri görerek, uşakların buz atıp getirdiği limonatayla hissetmişim galiba. Aslında paranın çokluyla bildim gibi geliyor, bana yaşamın güzelliği. Sonuçta ne kadar param olursa o kadar rahat bir şekilde yaşarım. Rahatlıkla kaliteyi karıştırıyorum sanki. Sürekli param çoğaldıkça yaşam kalitemin arttığını hissediyorum.Onun…